aTÜRK ÇOCUĞU ECDADINI TANIDIKÇA DAHA BÜYÜK İŞLER YAPMAK İÇİN KENDİNDE KUVVET BULACAKTIR... K.ATATÜRK..." BARIŞ AKARSU SENİ UNUTMAYACAĞIZ MEKANIN CENNET OLSUN! "... a

Image Hosted by ImageShack.usHayata dair güzel olan her şeyi paylaşmak adına...Image Hosted by ImageShack.us

ileri

10/6/2008

Yanlızlık Çöker İçimize...

 

Çok parçalandım, parçalandıkça çoğaldım diye inanmazsam nasıl yaşarım. Bir gün daha bitti ama yarın yeni bir gün diye inanmazsam nasıl yaşarım söyle yalnızlığım…Ömür denen şey de küçük umutlarım olmazsa nasıl yaşarım ah nasıl yaşarım.İnançlarım uğruna ölmezsem yada inançlarım için savaşmazsam nasıl hayatta kalırım… Ya şu hayatta savaşmaktan yorulanlardansam nasıl katlanırım bu hayata söyleyin hatıralar. Anılarımla başa çıkamıyorsam, pişmansam yaşadıklarımdan, artık kurduğum cümlelerin hepsi keşkelerle başlıyorsa nasıl yaşarım bu köhne boş şehirde. Artık eskisi gibi umutlu ve mutlu değilsem, hayattan tat alamıyorsam nasıl söyle nasıl yaşarım bu küçük, karanlıklar çökmüş evimde. Duvarlarım, odamın duvarları beni boğuyorsa, bir zamanlar rengarenk olan odam şimdi karanlıklara gömüldüyse benim halim için ne denilmeli. Onlardan odamın karanlığından, evimin sessizliğinden, bir zamanlar bana huzur veren şehrimin boşluğundan ne farkım kaldı söyleyin… Ben o hayat dolu umut dolu kız şimdi hayata küsmüş bir haldeyim. Belki de beni bu hale getiren sadece yaşam değildir belki de beni bu hale asıl getiren karanlığa gömen yüzümü solduran insanlar ve insanların çirkin yüzleridir ne dersiniz. İnsanlar değil midir Dünya’yı karanlığa gömen o zaman beklide beni de mutsuz yapan yine sahtekar düzenbaz yalan dolanı kendilerine hal edinmiş insanlar değil midir? Aslında ne isterler ki şu masum insanlardan ne günahları vardı ki o kendi halinde yaşayan insanların. Şimdi tekrar soruyorum nerde hak? Nerde adalet? Nerde insanlık? Cevap verin çünkü insanlık bu cevabı arar oldu… Eskiden olsa insanlar hak, adalet gibi kavramlar uğruna canlarını verirdiler. Oysa şimdi insanoğlu can almayı uygun görüyor. Tabi ki tüm insanların hepsi katil hepsi haksız değil ama masum olanlar bu insanlar tarafından korkutulup sindirildiği için Dünya karanlıkta…

8/6/2008

Keşkeler...


Yanlış yapmayan insan yoktur. İnsanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle ölçülür.
Einstein

 

Hepimizin kendine göre doğruları, kendine göre kuralları var. Her doğru, kural olmak zorunda da değil; hep bunu iddia etsek de çiğneyip geçiyoruz bazen hepsini. Sonradan görüyoruz doğrularımızın evrensel olmadığını...


En çok atladığımız nokta bu bence yaşarken. Doğru olarak bildiklerimiz, sadece bizim doğrularımız. Başka doğrular da vardır...İşte belki de bunları gördüğümüzde kendi doğrularımız da anlam kazanacak ve faliyete geçecektir.Herkes hata yapabilir ne demişler "Hatasız kul olmaz" ama kul hata yapsa bile hatasını düzeltmeli yada düzeltmek için çaba göstermelidir.Yani bu lafın arkasına saklanıp her insan hata yapar diye yanlışlarını düzeltmekten kaçarsa o kişinin ne kendisine karşı ne de başkalarına karşı saygısı kalır...Kendi doğrularının başklarına uymayabilir olacağı olasılığını düşünen insan hayatta az hata yapar ve başarıya kolay ulaşır.En azından bir kere olsun doğrularından pişmanlık duymaz...

 

Kimi zaman düşünüyorumda şu keşkeler olmasa diye çünkü keşkeler artık canımı acıtır oldu...Bu yüzden sizde hayatınızda can sıkıcı keşkelerin olmasını istemiyosanız bu sözlerime dikkat verin.Ben çok çektim bu keşkelerden... Keşke dediğim öYle şeyler oldu ki hayatta bu yüzden artık keşke demeyeceğim bir hayata adım atmaya çalışıyorum sizde hatalarınızı önceden görün görün ki pişmanlığa düşmeyin çünkü "Son pişmanlık fayda etmiyor..."

 

Son olarak size tavsiyem dünyaya tek bir pencereden bakmayın farklı açılardan da bakmaya çalışın şu hayata en azından pişmanım dememek için

Sevgiyle kalın...

6/6/2008

Özlemek..


ÖZLEMEK
 
Özlemek,özlem duymak öyle zor ki şu hayatta...Hele ki sevdiğini özlemek... Onu görüpte birşey yapamamak ki asıl en zor olanı da budur.Canını acıtır insanın.
Ayrılıklar, özlemler büyüdükçe büyür kalbimizde ve bütün kapılar kapanır o kalpte... Onarılması uzun sürecek bir yola giren kalbimiz belkide acıyı ilk kez bu kadar büyük şiddette yaşayacaktır...
Sensiz yaşamak öyle zor dediğin biri varsa bu hayatta işte o zaman özleme dair duygular hissedebilirsin.Paylaştığın bir mazi senin ona olan özlemini daha da artırır, bir kurt gibi kemirir kalbini, aklını...
 
Geceleri onu düşünüyosan hala, onu konuşuyosan işte o zaman yandın demektir... ÖZLEM bırakmaz o anda peşini , sıkı sıkıya kenetlenir kalbine tamamıyla sarar aklını garip düşüncelerle...
Özledim seni diyebiliyosan son kez, sesini duyuyorsan duvarlarda yaşananlara rağmen onu görüyorsan resimlerde kalbinde özlem ve aşk rüzgarları esmektedir...
 

6/6/2008

Geçen ZAMAN


Geçen Zamana Bak;
 
Bir geçen zamana bak birde bana
Ne kadar iz bırakmış bak bir bana
İşte zaman öyle bir tuzak ki insana
Kapıldın mı ona;
İzini bırakmadan, canını acıtmadan gitmez asla...
Şimdi sadece özlüyorum anıları
Bir sana birde geçen zamana bakıyorum
Bakıyorum da ne kadar değişmişiz
Şimdi sadece bakıyorum kalanlara
Özlüyorum anıları..
Bir geçen zamana bak birde bana
Bak geçiyor bir saniye daha...
Yagmurzamani94

6/6/2008

Gökkuşağı...

 

Ben;

Çok eskilerde bir hayatın gölgesindeydim. Yaşım 14 'tü. Renkler gökkuşağıydı ve ben o renklerin içindeydim. Sonra renklerim yavaş yavaş anlamını yitirmeye başladı. Ne olduğunu anlamamıştım. Bir tek gökyüzündeki derin maviliğim kaldı şimdi. Arada bir beni seyreden gökyüzüne derin derin dalarım.Nerde gökkuşağım diye; sessizliğini gecedeki yıldızlarıyla bana iletir. Ben de ona…

 

Şimdilerde ne gecenin sessizliği ne de gökkuşağının o güzel renkleri kaldı...Hayat anlamını yitirince, herşey yalan olunca, ne kaldı geriye sadece karanlık...

31/5/2007

Banner Kodum....

BANNER KODUMU ALMAK İSTEYENLER İÇİN

16/1/2007

Tanışma..

                                      

 

Bloguma kendimi tanıtmakla başlıyorum.  

 

 

 Ben iki çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuyum.Adım nickimden de belli olduğu gibi Yağmur.Kısaca yagmurzamani94 diyelim.Adımın kısa bir hikayesi var ilk olarak size bunu anlatmak istiyorum.

 

 

  ''Ben bir haziran sabahı çok yağmurlu bir günde ..doğmuşum...Yaz ayı o kadar yağmur yağıyormuş ki nerdeyse evleri su basacakmış:).Ve o gün hiç güneş açmamış ve ben doğana kadar yağmur devam etmiş.Veeee..Ben doğmuşum...Anneanemin, ağzından sadece bir söz çıkmış.''Adı Yağmur olsun.'' demiş.Ve adımı böylece yağmur koymuşlar...Ve ben doğduğum an yağmur dinmiş ve güneş açmış..''

 

 

  Adımın kısa hikayesini öğrendiniz..Şimdide tekrar kendimden bahsetmeye devam ediyorum..   Ben çevrem tarafından sevilen kendi kanımca iyi bir insanım.Hayatı durmadan sınavlarla geçen biri olduğum için genellikle günümü okulda geçiriyorum. Çanakkale doğumluyum...Fakat Bodrum- Milas'ta yaşıyorum...Milas'ı fazla bilmiyorum aslında...Çünkü 4 yıl önce taşındığımız bu şehir bana yabancı kalıyor.İnsan bir yere alışamadımı böyle oluyormuş...Yaşayınca öğreniyo insan.

 

Ben blogumda kendimi anlatmayacağım.Bilgilerimi sizlerle paylaşacağım...Umarım beğenirsiniz...

 

Beni tanıdığınıza inanıyorum..Kendimi en kısa biçimde anlatmaya çalıştım..Umarım blogumda yayınladığım bilgiler işinize yarayacaktır...

 



ZİYARETÇİ DEFTERİM


Image Hosted by ImageShack.us
Ziyaretçi Defterime bir şeyler yazmak için tıkla...



VİDEOLARIM











GÜLE GÜLE GENE BEKLERİZ...